Türkiye darkwave ve post-punk sahnesinden 2025’e ilk hediye, Ductape’ten geldi. Ductape’in 10 Ocak 2025’te yayımlanan Blue Black adlı teklisi, yeni yılda hepimizi heyecan verici bir yolculuğa davet ediyor.
Ductape, Blue Black’i “sadece bir şarkı değil, dönüşümü ve karanlığın içinde güzelliği bulmayı yansıtan son derece kişisel bir anlatı” olarak tanımlıyor. İkilinin kalbinde özel bir yer tutan parça, melodisi ve sözleriyle kırılganlığın ve dayanıklılığın ham özünü yakalıyor.
‘Kırılganlık’ ve ‘dayanıklılık’ gibi birbirine zıt duyulan iki kelimeyi bir arada görmek pek alışık olmadığımız bir şey olabilir. Ancak Blue Black gerçekten de çok derin bir melankolinin yanında dinleyiciyi katartik, neredeyse sağaltıcı bir atmosferde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Parça, Çağla ve Furkan Güleray ikilisinin canlı duygusal manzaralar yaratma yeteneğinin bir kanıtı olarak dinleyicileri hem kişisel hem de evrensel hissettiren bir dünyaya çekiyor.
Müzik dinlerken sık sık imajlara başvuran ya da ister istemez bunlara kapılan biri olarak benim zihnimde Blue Black, hayalî bir sığınakta teselli arayan huzursuz bir ruh imajı uyandırdı. “In a place where I used to lie / Under the echo of a blue black sky / I’m dreaming, dreaming” (Şöyle çevrilebilir mi? “Bir zamanlar mavi siyah bir gökyüzünün yankısı altında uzandığım o yerde, bir düşteyim şimdi.”) gibi dizeler rüya gibi, neredeyse sinematik bir ambiyans yaratıyor. Ardından parçada yinelenen “Take me / another world” (“Beni götür başka bir dünyaya”) yakarışı, hem kaçış için umutsuz bir çığlık hem de yeniden doğuş için bir özlem olarak yankılanıyor.
Parçanın melodik atmosferi de bu duygusal yoğunluğu artırıyor. Ductape’in darkwave ve post-punk köklerinin karakteristik özelliği olan katmanlı enstrümantasyon, sözlerin ruhani niteliğini güçlendiriyor. Kederli melodiler ve titreşen ritim arasındaki etkileşim, dinleyici üzerinde anlatıcıyla birlikte bir yerden başka bir yere taşınıyormuş gibi bir hareket hissi yaratıyor.
Blue Black’i diğerlerinden – örneğin, She Past Away ile birlikte yayınladıkları bir önceki teklileri Ölüm Günüm‘den ve çağdaşı kimi melankolik parçalardan – ayıran şey ise, umutsuzluğu tuhaf bir umutla dengeleme becerisi. Gotik içebakış anlatılarının sesi haline gelen Çağla Güleray, eşsiz vokaliyle aşkın kaybının ve kederin ağırlığının yasını tutarken yeniden doğuş imgesi bir olasılık pırıltısına da işaret ediyor: acının aşıldığı bir dünya. Bu ikilik, parçayı sadece bir ağıt değil, aynı zamanda derin bir insani direnç ifadesi haline getiriyor. Sözün kısası şu: Ductape, Blue Black ile omzumuza dokunup “Geçecek…” diyor.

Künye
Müzik ve Sözler: Ductape
Yapımcı: Ductape
Mixing: Furkan Güleray
Mastering: Uğur Yelkenci
Kapak resmi: Çağla Güleray
Label: Swiss Dark Nights
Şarkı Sözleri
Take me
Take me
Another world
To the world where your heart has been reborn
In a place where I used to lie
Under the echo of a blue black sky
I’m dreaming, dreaming
Come take me where my mind belongs
My heart bleeds and the days are long
I’m bleeding, bleeding
Take me
Take me
Another world
To the world where your heart has been reborn
Through the tears that fell like rain
To a place where I feel no pain
I’m dreaming, dreaming
In a place where the memories fade
Love has gone but the sorrow stayed
I’m bleeding, feeling I’m bleeding
Take me
Take me
Another world
To the world where your heart has been reborn




