Ankara merkezli gotik ve alt kültür kolektifi Duskveil Ritual Event, 11 Ekim 2025’te ilk etkinliğini gerçekleştirdi. Kolektifin ve etkinliğin yaratıcılarından Nes, deneyimlerini Kara Kadans blog için yazdı.

Kendimi keşfetme yolculuğumda benim kimliğimi bana tanıtan gotik alt kültürü ile 2022’de tanıştım. Çok öncesinde korku temasını ve ögelerini çok sever; SFX makyajlar yapar, estetiği ve filmleriyle kendimi eğlendirirdim. Gotik alt kültürünün estetiğinin, cesur görüntüsünün, sisteme alerjik yapısının ve radikal makyajlarının ilgimi çekmesiyle yavaş yavaş kendimi oraya entegre etmeye başladım. Elbette, bu başta bilinçli bir olay değildi. Her geçen gün edindiğim kıymetli bilgilerle bu alt kültürün estetiğinin yanı sıra müziğinin, felsefesinin ve politik duruşunun ne kadar önemli olduğunu; seni bir kalıba sokan değil, seni sen olarak göstermeye çalışan, toplumun normlarına başkaldıran ruhu ortaya çıkarmak için sana yardımcı olan bir hayat tarzı olduğunu öğrendim. Hâlâ yeni seslerle, farklı fikir ve bakış açılarıyla hem kültürü hem de kendimi çok daha iyi keşfediyor ve geliştiriyorum.
Kendimi anlayışımı yansıtmaya başladığım ve kişilere içlerindeki cevheri gizlememelerini söylemek amacıyla açtığım sosyal medya hesabımda zamanla pek çok farklı ders aldım ve insanları çok daha yakından tanıyabildim. Öğrenebildiğim yegâne şey, insanların gotik alt kültürü hakkında bazı yanlış bilgilere sahip olduğu ve/veya doğru bilgileri paylaşabilecek uygun bir ortamın bulunmadığıydı. Buna ek olarak, bu kültür hakkında bilgisi olan ve olmayanların acımasız yorumlarına, yargılamalarına, yanlış bilgilendirmelerine, ayrıştırmalarına ve tacizlerine maruz kaldıkları için birçok kişinin kendisine ve çevresine yabancılaştığını gördüm. Bu her ne kadar bireysel bir yolculuk olsa da insan, çevresinde kendisi gibi düşünenlerle sohbet edebilmeyi, özgür hissetmeyi, kendi gibi olmayı ve düşüncelerini yargılanmadan paylaşabilmeyi istiyor. Kısacası, yalnız kalmamayı istiyor. Böyle zamanlarda benimle beraber olan, çeşitli paylaşımlarda bulunduğumuz sevgili dostum Arda’dan bahsetmek istiyorum. Onunla iki yılı aşkın süredir tanışıyoruz ve bu süre içinde birlikte pek çok keyifli ve anlamlı an paylaştık. İkimizin de metal müziğe duyduğu ortak ilgiyle başlayan bağımız, zamanla daha güvenli ve sevgi dolu bir şeye dönüştü. Bu da aramızdaki iletişimin güçlenmesine vesile oldu. Arda’nın müziğe olan yakın ilgisi, harika bir şekilde çaldığı bas gitarı, ses sistemleri kurma konusundaki bilgisi ve başarısı, hem onun Bez Litsa adlı grubunun oluşumuna öncülük etmesini sağladı hem de alt kültürü yaşatma konusundaki ortak çabamızla birleşince, birlikte çıkacağımız esrarengiz yolculuğun ilk tohumları atılmış oldu.

Bahsettiğim bu durum ve birliktelik ihtiyacı, Duskveil’in doğuşunda önemli bir rol oynadı diyebilirim. Ankara’daki alt kültürü ve özellikle karanlık ruhu korumak, yaşatmak ve insanlara kendilerini evlerinde ve ait oldukları yerde hissettirmek amacıyla oluşturduğumuz bu kolektifi Arda ile birlikte yaratarak Ankara’da bir Batcave oluşturmak için ilk adımımızı atmış olduk. Bu kasvetli ruhu taşıyan insanlarla tanışmak, ortak bir sese sahip olmak, müziğimizle özgürce dans edebilmek, ihtişamlı görünüşümüzle ve özgün karakterlerimizle kendimizi ifade edebilmek, ve böylece en önemlisi, kendimiz gibi hissettiğimiz o güvenli alanı yaratmak, bizim en büyük amacımız. Üzerinde dikkatle durduğumuz bir diğer konu ise, Ankara’nın yaratıcı alanlarının gelişmesi ve çoğalması, kişilerin yaratıcılıklarını yansıtabilmesi, sanatçıların görünürlüğünün artması, kendine özgü eşsiz kimliklerin bir araya gelmesi ve bu sayede sosyal ağların örülmesi.

Misyonumuzun öneminin ve ciddiyetinin farkında olarak ve bunlara bağlı kalarak gerçekleştireceğimiz her bir etkinlikte, içerideki düzeni korumak ve katılımcıların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak amacıyla çeşitli önlemler aldık. İnsanları rahatsız edebilecek davranış, tutum ve söylemlerin (örneğin faşist, homofobik, ırkçı, cinsiyetçi ifadelerin) ve sözel, cinsel ya da fiziksel taciz biçimlerinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini açıkça belirttik. Bu tür durumlar tespit edildiği anda derhal müdahale edileceğini, bu davranışı sergileyen kişilerin etkinliklerimizde yer alamayacağını ve bilet alımının bu kuralların kabulü anlamına geldiğini özellikle vurguladık. Ayrıca, fotoğraf ve video çekimlerinin kişi rızası olmadan yapılmayacağını belirtirken, etkinlik alanına dışarıdan herhangi bir yabancı madde getirilmemesinin de altını çizerek olası olumsuzlukların önüne geçmeye çalışıyoruz. Böylece, Batcave’de bulunan herkesin güvenli ve sorunsuz bir deneyim yaşamasına yardımcı olmayı hedefliyoruz.

İlk özel ritüelimizi, değerli dostlarımız ve bize güvenerek gizemli gecemize ortak olan kıymetli misafirlerimizle birlikte, 11 Ekim 2025’te gerçekleştirdik. DJ set ile çeşitli post-punk ve darkwave esintileri eşliğinde dans ettikten sonra, Bez Litsa grubunun canlı performansıyla geceye ses getirdik. Bu, kişisel olarak organizasyonunu üstlendiğim ilk etkinlikti; bu yüzden üzerimde eşsiz bir heyecan vardı. Dekorları, sticker’ları ve rozetleri kendi el işçiliğimle yaratarak DIY anlayışını yansıtmak ve bunu gözler önüne sermek, Arda’nın ise tüm teknik detaylarla ilgilenip ses ayarları ve sahne kurulumunda aktif rol alması, yaratıcılığı ve sanatçılığı ön plana çıkarma vizyonumuzu somutlaştıran önemli bir adım oldu. Günler süren planlama, düzenleme, tasarım, kan, ter ve gözyaşının sonuçlarını görmek ve misafirlerimize harika bir gece yaşatmak için sabırsızlanıyorduk.


Saatler süren hazırlık ve yorgunluk, sonunda yerini dehşet bir güzelliğe bıraktı. İçeri giren kişilerin kendilerini yansıtış şekilleri, beni içten içe çok heyecanlandırdı ve sevindirdi. Herkesin, içlerindeki gizlenmiş alımlı ruhu ortaya çıkarmak için bugünü beklemiş gibi davranması, yaptığımız etkinliğin bir eğlenceden çok bir ihtiyaç olduğunu açıkça gösterdi. Bedenlerin karanlık ezgilerde salınışına ve gözleri kapalı halde ritimlerle bütünleşmesine tanıklık etmek, tüylerimi diken diken etti. Kıymetli arkadaşımız Emir’in DJ performansı ile sevilen onlarca şarkının birbiri ardına harmonisiyle oluşturduğu o unutulmaz atmosfer, kimsenin dinlenmeden, oturmadan ve kendini ana bırakarak dans ettiği inanılmaz anlar yaşattı. Mekânın loş güzelliği ve insanların dinamikleri o kadar güçlüydü ki, öğleden beri üzerine uğraştığımız işlerin yarattığı korkunç yorgunluk, o sihirli enerjiyle birlikte bir anda kayboluverdi ve bu büyünün etkisi her yanımızı sardı. Birlikte dans etmenin ve şarkılar söylemenin yanı sıra bu ritüel; yarasaların, hayaletlerin, örümceklerin ve vampirlerin birbirleriyle tanışıp keyifli sohbetler etmesine, fotoğraflar çekip birlikte an’a odaklanmasına da vesile oldu. Herkesle sohbet etmeye ve teşekkürlerimi dile getirmeye çalışırken, orada bulunan vampirlerin söylediği gurur verici sözleri hiç unutmuyorum:
“Biz her zaman geliriz, her zaman destekleriz. Yeter ki, sizler bu etkinlikleri yapın.”
“Sanki evimde gibiyim. Lütfen devamı gelsin.”

Bu düşsel ortam sayesinde anladım ki, bizim daha çok çalışmamız, birlikteliği sağlayacak daha çok etkinlik yapmamız, bu enerjiyi ilerletmemiz ve yaşatmamız gerekiyor. Bizi motive eden ve cesaretlendiren şey, içimizdeki karanlık ruhun yanı sıra, o gün bizimle olan ve olamayan herkesin kıymetli desteği ve güveni oldu. Katılımın yüksekliği ve aldığımız geri dönüşlerin güzelliği bizim için bir gurur kaynağı olmakla birlikte, yalnız olmadığımızı bilerek yeni ve devamlı başka ritüeller yapmamızın kapısını da aralıyor.
Temennimiz; bu karanlık ruhu daha çok yansıtacak alanlar sunabilmek, çeşitli sanatçılarla birlikte yeni ritüeller yapmak, Ankara’nın griliğine layık olabilmek ve yarasa mağaralarını boş bırakmamak.
Bize destek veren, güvenini gösteren, bizi yalnız bırakmayan herkese sonsuz teşekkür ve minnet ile…
Kara Kadans blog, 1 Mart 2025 itibariyle yayında. Bu yazıda ve blog’daki diğer yazılarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarına aittir ve Kara Kadans’ın resmi görüşlerini yansıtmaz. Nitekim, Kara Kadans’ın resmi bir görüşü yoktur. Ancak, Kara Kadans; insan ve hayvan haklarına saygılı, ayrımcılık ve nefret söyleminden uzak bir topluluk oluşturmaya önem verir. Cinsiyetçilik, ırkçılık, türcülük, LGBTİ+ karşıtlığı, şiddet ve nefret söylemi içeren yorumlara Kara Kadans’ta yer verilmez. Bu çerçevede, saygılı ve kapsayıcı bir tartışma ortamı için katkılarınızı e-posta ile iletebilirsiniz: karakadansbulten@gmail.com




