İlk albümü “Dark Without Black”i 24 Ekim 2024’te yayımlayan İzmir merkezli bağımsız gotik rock sanatçısı Charnel, albümün en sevilen parçalarından biri olan Distorted Dreams’in klibini 10 Ekim 2025’te dinleyicileriyle buluşturdu. Çekimleri 2025 Kış’ında Nevşehir’de gerçekleşen klibin yönetmenliğini de üstlenen Zeren Charnel’e kamerada Mertcan Avcı, tasarım ve düzenlemede helo13e7, bu büyülü şehirde ise Sena Elizabetha Mina eşlik etti. Charnel, aynı zamanda ilk klibi olan Distorted Dreams‘in çekim sürecindeki deneyimlerini ve hislerini Kara Kadans blog için yazdı. 

Soğuk bir gece vakti; boğazım, limanda açılmayı bekleyen bir gemi gibi fırtınaların esiriydi. Ciğerlerimdeki isli sözler kelimelerle bütünleşmek istiyordu adeta, acayip çarpık şekillerde. Uykular benden ürkmüş, ben ise sızıntılardan. 

Kalıntılar binlere bölünmüş, sevimli canavarlara yem olmuş; ceset yığınları ise tam ucunda bir boşluk olan uzun bir bastonu gizleyememişti.

İhtiyarları oldum olası sevmişimdir. Göçme zamanı gelen kuşların yeri bazen de yersizliktir gibi gelir. Dişlerinde kalmamış parıltı gözlerinde varsa bir de…

Onlar gülüşleriyle geçmiştir serilen kırmızı halıların yanlarındaki kaldırımdan. Geriye iştahla ve ihtiyaçla bakacak bir şeyleri kalmayanlar.

Savaşçının savaşa gitmesi, dansçının piste inmesi mi gerekir? Derdim ama, bunu duymak daha çok isterdim.

Ama daha çok ne isterdim, bilemedim.

İçimdeki gençlik mi büyülü bir suretle gülümserdi. Yoksa içinde boğulduğum rüyalar mı bana tersti?

En nefisi, kötü kötüyse bile cevabını bulmak için sessiz adımları takip etmekti. Soğuk bir kış gecesi… Isındığımı bilmek için önce bir soğuğu hissetmeliydim.

Yüklü hayallerimi en azından hafif bir serzenişle yerine getirebilmek için, inancımı bir uçurtma gibi yanımda sürükledim. Soğuk bir kış gecesi şehirde sıkışmışlığımın boğazıma yapıştığı bir eli bükerek doğaya açılma isteğimi yerine getirdim. Ben yazları da hırçın denizlerde büyümüş biriyim. Şiddetiyle insanın yüreğini dağlayan denizleri izlerken ona saygı duyan ruhumun bu kış mevsiminde daha yakın hissedeceği bir yere ihtiyacı vardı. Ben de Nevşehir’e, hiç bilmediğim bir yere bu rüyayı anlamak ve anlamlandırmak için yola koyuldum.

Distorted Dreams albümün diğer şarkılarından neredeyse bir yıl önce inşa edilmişti. Diğerlerinden çok farklı bir Zeren. Arada yaşananlar diğer şarkıları birbirine bağlarken. Distorted Dreams daha liminal ve tekinsiz bir nihilizme tutunmuştu bence ve oraya yakın hissetmemi yıkmak istiyordum. 

Beni karşılayacak bir dostum vardı orada, daha önce hiç görmediğim. Upuzun bir otobüs yolculuğunda, yollarda izlediklerim ve hissettiklerim ruhumu açmaya başlamıştı bile. Nevşehir merkeze girdiğimde özgür hissetmekten farklı bir deneyim olmasa da halen, büyülü bir çağrının içinde olduğumu hissetmeye başladım. Ürgüp’e geldiğimde peri bacaların ve tarihi binaları üstünde melekleri arındırıcı kar kütleleriyle gördüğümde kendimi bir rüyada bulmaya başladım. Perilerin dostları ile tanışmaya can atıyordum.

Hazırlanıp tanışmaya gidecektim. Simsiyah kıyafetlerim burada gölgem değildi. Beyazlar içinde siyah giyinmek tam tersiydi burada. Son olarak siyah eldivenlerimi de giydim ve Sena ile buluştuk. Benimle bu tarihi dokusu büyü gibi olan, büyüdüğü şehrin birçok ayrıntısını çekinmeden paylaştı. Müzeleri, tarihin birbirinden ayrı dönemlerinde ibadet edilmiş kiliseleri, doğal harikaları ve konforlu hissettiği özel alanları dolaştık. Klip çekimi öncesi son planlamalarımızı yaptık.

Klip günü geldi çattı ve sabahın ilk ışıklarıyla ekiple buluştuk. Birbirinden alakasız, uzak yerlere gittik. Onlar bu şehrin çocuklarıydı ve kendimi rotalarına teslim ettim. Sisli araba yolculukları… Girip çıkmadığımız terk edilmiş alan kaldı mı, bilmiyorum. Bulunmak istediğim yerlerdeydim tam olarak. Klip kendiliğinden doğaçlama yaşanıyordu adeta. Sisli ve ahenkli… Sabahın erken saatlerinde çöken sis, beni ele geçirmişti çoktan. Gündüz çekimlerimizi bitirip küçük bir mola verdikten sonra gece tekrar ormana girdik. 

Gökyüzü tamamen açık. Yıldızlar yerli yerinde. Ormandan uğultular ve yırtıcı hayvan sesleri duyuluyor…

Bir an önce bitirip gitmek istiyorduk artık hepimiz bu rüyayı. Uyanmak istiyorduk hep birlikte. Çok üşümeye başlamıştık. Ağzımızdan çıkan buhar bir saat geçse de bitmiyordu. Klipteki son sahneyi çekmeye geldiğimizde, bu zorluklar içinde inanılmaz büyülü bir an yaşandı.

Ben karların yanında, yanan ateşin paralelinde uzanırken şarkının sözlerinin bitişine senkron bir şekilde ateş de söndü.

Hep beraber çığlık çığlığa kahkahalar attık. 

Bu ateşin sönüşü, gelecekte yanacak pek çok ateşin habercisi ve Distorted Dreams’in vereceği ilhamın bir katalizörüydü.


Kara Kadans blog, 1 Mart 2025 itibariyle yayında. Bu yazıda ve blog’daki diğer yazılarda ifade edilen görüşler yalnızca yazarına aittir ve Kara Kadans’ın resmi görüşlerini yansıtmaz. Nitekim, Kara Kadans’ın resmi bir görüşü yoktur. Ancak, Kara Kadans; insan ve hayvan haklarına saygılı, ayrımcılık ve nefret söyleminden uzak bir topluluk oluşturmaya önem verir. Cinsiyetçilik, ırkçılık, türcülük, LGBTİ+ karşıtlığı, şiddet ve nefret söylemi içeren yorumlara Kara Kadans’ta yer verilmez. Bu çerçevede, saygılı ve kapsayıcı bir tartışma ortamı için katkılarınızı e-posta ile iletebilirsiniz: karakadansbulten@gmail.com